24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kurumsal Bloglar Markalar ve Türkiye Örnekleri 2017

Kurumsal bloglar faydalı mıdır?



Kurumsal Bloglar Nasıl Olmalı?
İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı Bahçesi'ndeki kafede bir grup dostumuzla konuşurken söz döndü dolaştı "kurumsal-bloglar"a geldi. Biz  konuyu yaklaşık 2 saat tartıştık! Ben de bu konudaki düşüncelerimi buraya döktüreyim istedim. Müthiş bir dijital dönüşüm içindeyiz. Kurumsal bloglar hızla artıyor. Değişime ayak uydurmak isteyen kurumlar da acayip bir telaş içinde. Çünkü firmalar fark kettiler ki kurumsal bloglar aynı zamanda dijital rekabetin gizli bir aracı.


Ben "kurumsal blog" fikrini uzun süre beğenemedim. Halen de tam olarak içime sindirebilmiş değilim, kafamda deli soru işaretleri var! Çünkü blog dediğimiz şey özel olduğu için çok değerlidir. Eğer kurumsal bloglar haber sitesi mantığıyla anonim haberlerden, basın bültenlerinden oluşacaksa ki bugün maalesef çoğu öğle ben bu şekilde oluşturulmuş ya da oluşturulacak olan blogların koca bir veri çöplüğünden başka bir şey olmayacağını düşünüyorum. Ama tersi geçerli olursa da faydalı bulurum.

Kurumsal blogların kuruluş amaçları nelerdir?




Kurumsal blogları şirketler  2 şekilde kullanıyor. Bunlardan biri blog yazılarını pazarlama aracı olarak kullanmaktır. Bunun en iğreti hali, blog yazılarının SEO operasyonları için kullanmaktır. Hal böyle olunca  amaçsız, zahmetsiz saçma sapan içi boş yazılar ortaya çıkıyor! Halbuki tam tersi olması gerekmez mi! Bence kurumlar bloglarını salt dijital pazarlama aracı olarak görürlerse ki çoğu öyledir bu mantıkla oluşturulan bloglar çiğ durur ve okuyucusuna sırıtır amacına hizmet etmez. Bu bloğa bir uğrayan bir daha uğramaz. Kurumları sahte tıklama ile aldatan onca yeni yetme görünce tüylerim diken diken, hileli kolay para peşinde birçok insan var! Sahte takipçilerin, çakma yorumların hileli operasyonların haddi hesabı yok!


Bloglar marka parlatma aracı değildir?


Kurumsal blogların bir kısmı da halkla ilişkiler çalışması kapsamında kullanılıyor. Bu kullanım birinci kullanıma göre daha masum ve daha anlaşılabilirdir. Kurumsal bloglar hem toplumla paylaşım yapmak hem de çalışanlarla iletişim kurarak, çalışanları aracılığı ile topluma hitap etmek için de kullanılıyor. Böyle blogların okuyucu kitlesi daha çoktur.

Örnek vermek gerekirse THY kurumsal bloğu böyle bir  başlamış bir blogtur. "Mış" diyorum çünkü Türk Hava Yolları isabetli bir kararla çalışanlarının seyahat yazıları yazdığı bir blog kurmuştur ve şaşırtıcı derece de kaliteli bir içerik barındırmaktaydı. Ne yazık ki THY'nin bloğunu sürdürebilir halde tutamadığını görüyoruz. Dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden biri olan THY bloğunu ziyaret ettiğinizde en son güncel yazının 2016 yılının  eylül ayında yazılmış olduğunu görüyorsunuz, yıl olmuş 2017 yani aylarca güncellenmemiş bir blog ölüme terk edilmiş demektir.

Bence THY bloğunu güncellemeye devam ettirmelidir.


Kurumsal bloglarda içerik Sorunları nelerdir?



Bloglar önemli bir iletişim ve etkileşim aracıdır. Kurumsal bloglarda çoğu zaman amacın araçla karıştırıldığını görüyoruz. Ne demek istiyorum? Kaliteli ve zengin içerikler paylaşarak toplumla veya müşteri kitleleriyle iletişimi artırmak yerine kurumsal blog yazılarını marka parlatma ve pazarlama aracı olarak kullanırsanız, sizi takip eden okuyucular bu çiğliği hemen fark edecektir ve bu blog yazılarınızı ve markanızı sıkıcı hatta antipatik bulacaktır. Aslında markanıza blog yazıları ile pozitif katkı sağlamak isterken negatif bir etki ile karşı karşıya kalacaksınız. 


Şirket bloglarında şeffaflık sorunları?



Kurumsal blog oluşturmaya karar verdiğinizde öncelikle bunun çok şeffaf bir kanal olması gerektiğini bilmelisiniz. Daha çalışanlarınızla doğru düzgün bir iç iletişim bile kuramamışsanız hatta çalışan hakları ile ilgili sorunlarınız varsa kurum için oluşturduğunuz blog başınıza dert de olabilir. Çünkü yazdıklarınızla çelişen durumları başkaları sizi kaynak göstererek düzeltirse imajınıza zarar vermiş olursunuz. Kurum blogları, şirket blogları kurumların daha şeffaf hale gelmesini de sağlar.

BSH Blog kurumsal bloglara örnek olabilecek bloglardan biri. Çalışanların bloğa katkılarının büyük olduğunu görüyoruz. Bölge Başkanından, servis şefine kadar herkesin özgürce yazabildiği bir blog, tebrikler BSH.

Blog bir araçtır amaç değil?


Dün mağara duvarına yazan insan evladı, papirüs, parşömen, kil tablet, kağıt derken dijital ortamlarda yazma eylemini sürdürür hale geldi. Yazma eylemi amaç açısından hiç değişmedi yazma araçları değişti ya da gelişti. Bugün birçok kurum ya da firma hitap ettiği hedef kitleye ulaşmak maksadıyla blogları bir araç olarak kullanıyor. Şaşırtıcı iyi örneklere rastladığımız gibi maalesef bizi hayal kırıklığına uğratan firmalar da var! Bloğunuzu illa bir ajansa vermek zorunda değilsiniz. Daha sahici, daha samimi bir kurum bloğu için blog yazılarınızı çalışanlarınız, yönetim kurulu üyeleriniz de hazırlayabilir. Korkunun ecele faydası yok, ürünlerinizle hizmetlerinizle ilgili olumsuz yorumlar alacağınız için korkuyorsanız bundan kaçış yok, müşterileriniz, tedarikçileriniz hatta çalışanlarınız sizi Twitter, Facebook, Instagram ya da blog yazılarıyla bu olumsuzlarınızı gündeme taşıyacaktır. Şöyle düşünün en azından kurumsal bir bloğunuz olursa olumsuz yorumlar sizin sitenizde sizin kontrolünüzdedir, kolaylıkla hatanızı düzeltmek amacıyla yorum sahibi ile iletişime geçebilirsiniz.

Kurumsal bloğu nasıl daha faydalı olarak kullanabiliriz?



Bana kalırsa şu şekilde ki bir kurumsal blog kullanımı son derece faydalıdır. Öncelikle içerikler robotlaştırılmamalıdır yani kurumsal bloglarda haber dili kullanılmamalıdır. Okuyucular  kurumsal blog yazınızı okuduğunda onun bir insan elinden çıktığını bilmelidir. Blog yazılarınız sade, akıcı ve samimi olmalıdır. Kurumsal bloğunuzda sektörünüzle, alanınızla ilgili birikimi şeffaf bir şekilde paylaşarak bu bilgilerden toplumun ya da sektörünüzdeki diğer insanların ve kurumların faydalanması için paylaşımlar yapmalısınız. Böylelikle kurumsal bloğunuz sürdürülebilir bir şekilde yayınına devam edecek ve istediğiniz amaca ve etkiye ulaşacaktır. Marka algınıza olan güven artacaktır.


İletişim kültürümüz ve blog yazarları


Oluşturacağınız kurumsal bloğunuzda içerik ve dil çok önemlidir. Kurumsal bloglar, blogger samimiyetinin dışında değildir. Eğer bloğunuzda resmi bir dil kullanmayı düşünüyorsanız aman diyeyim, bu sizi itici hale getirir. İletişim kültürü değişeli yıllar oldu, hitap edeceğiniz kitle ile samimi bir iletişim dili benimsemelisiniz. Blogger Bolat'a sorarsanız en kaliteli içerik o şirkette çalışan insanlar tarafından oluşturulmuş samimi ve sahici içeriktir. Benim beğendiğim bloglardan biri de Turkcell Blog'tur. Burada birçok teknoloji blog yazarlarının paylaşımlarını okuyoruz. Bir teknoloji kullanıcısı olarak bu bloğu son derece faydalı buluyorum. Turkcell'in crowdsourcing tarzındaki bu bloğu bana kalırsa en önemli kurumsal bloglardan biridir. Birçok değerli blogger bu blogda da yazılarını paylaşmaktadır.


Kurumsal bloglarda bloggerların sansürlenmesi



Kurumsal bloglar için oluşturulmuş olan içeriklerin çok gereksizce birçok kişi tarafından filtrelenmesi ya da daha ağır bir deyişle sansürlenmesi blog yazılarının kalitesini düşürmektedir. Çift yönlü bir iletişim ve etkileşim için blog yazılarının samimi kalmasını sağlamak önemli bir maharettir. Kurum bloglarına yapılan yorumları incelediğinizde buralardan inovatif bir ürün ve hizmet elde etmenin de oldukça kolay olduğunu göreceksiniz.


Şirket blogları ve SDG sürdürülebilirlik yaklaşımı



Blogların sürdürülebilirliği son derece önemli. Sahiden blogların sürdürülebilirliği hangi SDG maddesi içine alınabilir? Bir hevesle açılan bir sürü bloğun bugün kurumsal blog mezarlığı oluşturduğunu biliyoruz. Örneğin Türkiye'nin teknoloji devlerinden biri olan Türk Telekom'un kurumsal bloğunu hazırlayalı yıllar olmuş. TT Blogda sizi şöyle bir yazı karşılıyor: 

"TT Blog’da Türkiye’nin dijital dönüşümü için çalışan Türk Telekom Ailesi’nin projelerini, tecrübelerini, görüşlerini, anılarını kaleme aldıkları yazıları, dijital dünyaya dair haberleri, şirketimize dair güncel bilgileri bulacaksınız..."


Ne güzel bir karşılama ve giriş yazısı değil mi? Ama ne yazık ki 2013 yılından bu yana yeni bir blog yazısı girilmemiş. Düşünün Türkiye'nin teknoloji devi bir firmada bunlar yaşanırsa kurumsal blogların geleceği hakkında biz bloggerlar başka ne diyebiliriz. 

Ford otomobillerinin bloğu Ford Blog'u incelediğimde şunu gördüm son derece resmi bir dil hatta haber dili, basın bülteni dili kullanılmış, var olup olmamasının bence önemi yok. Buna karşın Kia Motor'un bloğuna baktığımızda hem daha güncel, daha zengin içerik ile samimi bir dil kullanılmış. Kia bunlarla yetinmeyip popüler bir blog olmuş, kimler blogger olarak yazıyor? Ayhan Sicimoğlu, Aylin Aslım, Yekta Kopan, Tuba Ünsal....


Merkez Bankası bloğu: Merkezin Güncesi



Son zamanlarda başarılı bulduğum bloglardan birisi de bir özerk kamu kurumu olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na aittir. Blogger Bolat olarak benim kurumsal bloglara bakış açımı değiştiren bir kurumsal blogtur. Merkez Bankası bünyesindeki araştırmacı ve uzmanların analiz ve yorumlarını içeren bir blog ile beni oldukça şaşırttı. Blogda, makroekonomi ve merkez bankacılığı konularında yazılar ile Bankanın resmi iletişim araçları kaynak alınarak hazırlanmış metinlere yer veriliyor. Kafanızı yıllarca karıştıran ekonomik terimleri size kolayca anlatıyorlar. Merkezin Güncesi adlı blog, banka çalışanlarının görüşlerini kamuoyu ile paylaşabilmeleri, tartışmaya açabilmeleri ve ekonomi gündemine oldukça önemli katkılar sunuyor. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Merkez Bankası blog sayfasına www.tcmbblog.org adresinden ulaşabilirsiniz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum ben bloğunu beğendim. En azından benim finansal okur-yazarlığıma acayip olumlu katkısı oldu.

Merkez Bankası Merkezin Güncesi bloğu böyle devam ederse onu  rahatlıkla Türkiye'nin best practise'i ilan edebiliriz.



#KurumsalBlog #ŞirketBloğu