5 Kasım 2017 Pazar

Daniel Defoe Türk Casusu mu? Robinson Crouse'da Cuma!


Kıbrıs Adası'nın Cuma'ları Kıbrıs Türkleri mi?

Robinson Crouse'un Yazarı Daniel Defoe Türk Casusu mu?
Hepimizin en sevdiği ya da adını en çok bildiğimiz romanlardan biri “Robinson Cruouse” dur. Issız bir ada cümlesi kurulduğunda aklımıza gelen çağrışımların başında o roman kahramanlarından “Robinson” ve “Cuma” gelir. Peki, neden Cuma? Neden istismar edilen ezilen, ezilen, öğretilen, medeni olmayan, yaban olan “Cuma” dır. Geçen gün Kıbrıs’a uçarken aklıma takıldı. Batılılar için yaban olan Kıbrıs Türkleri, adanın Cuma'ları olarak görülüyor. Bu nobran bakışı çok yaşıyoruz. Konuyu düşüneyim araştırayım dedim, ilginç şeyler buldum! Çok şaşıracaksınız.

Robinson Crouse adlı romanın yazarının adı Daniel Defoe’yu araştırınca karşıma çok ilginç bilgiler çıktı. Daniel Defoe çok maharetli bir insan, tüccar, siyasetçi, aktivist, gazeteci ve aslında bir casus! 

“Blogger Bolat casussa kimin casusu kardeşim? Sallama hemen öyle.” 

 
Türk Casusu Daniel Defoe Piloride İşkencede
Dediğini duyar gibiyim! Açıklıyorum, Osmanlı İmparatorluğu adına çalışan bir casus!
“Atma birader!” Atmıyorum delillendiriyorum bakın:

Daniel Defoe, döneminde yönetimin en sert muhalif insanlarından biridir. Ülkesinin yönetim kültürünü çokça eleştirmiş, kendisi defalarca işkence görmüştür. 1685 yılında Kral II. James’e karşı olan ayaklanmaya katılmıştır. Ayaklanmadan kaçtığında kendisi için arama kararı çıkarılmış ve yakalanması için şöyle betimlenmiştir: "Orta boylu, sıska, esmer, koyu kahverengi saçlı ama peruk kullanan, gaga burunlu, sivri çeneli, gri gözlü, ağzının kenarında iri bir ben bulunan..." Tutuklanmış ve işkence görmüştür. 

Hem de ne işkence! Bu güzel insan piloride defalarca asılı bırakmış ve halka teşhir etmişlerdir! Yazarın neden Piloride asılı olduğu sorulunca İngiliz yönetimi onun bir Osmanlı casusu olduğunu söylemişlerdir.

Bu iddiaları kuvvetlendiren şeylerin başında, o zamanlar diplomatlarımıza, saraya gönderilen “Bir Türk Casus” imzalı bilgi mektuplarının “Robinson Crouse” adlı roman yazarı Daniel Defoe olduğu belirtiliyor.Gerçekten de Daniel Defoe İstanbul'a mektup yazmış olabilir mi?

“Blogger Bolat, Daniel Defoe casus dedi diye casus olur mu?”


Olmaz elbette ama ben bu iddiamın araştırılmasından yanayım! Bir Türk Casus imzalı diplomatlarımıza, saraya gelen bilgi notlarını kim göndermiştir? Defoe neden büyük işkencelere maruz bırakılmıştır? Yazar en önemli roman karakterinin adını neden “Cuma” koymuştur düşünmemiz gerekmez mi?


Daniel Dafoe'nin aile kökenleri Romanya’ya yani bizim deyişimizle Eflak ve Boğdan bölgesine dayanmaktadır, Romanya'dan göçen ailesinin Daniel Defoe’ye Osmanlı geleneklerini öğrettiği kaynaklarda kayda geçmiştir. 

Rahmetli Aytuç Altundal büyüğümüzde bu hikayeyi araştırmış


Aytunç Altındal Daniel Defoe'yu Araştırdı
Ünlü araştırmacı yazarımız Rahmetli Aytunç Altundal, uzun süre İngiliz arşivlerinde çalışmıştır. Onun notuna göre: Avrupa'da bu Türk casusluğu öyle bir yaygınlaşıyor ki Avrupa’da bir moda ortaya çıkıyor. Bu modaya Fransızlar “Turquiere” diyor. Bu “Türkler gibi” anlamına geliyor. Onun tüm kitaplarında Doğu mistisizmi vardır. En basitinden Robinson’un yanındaki adamın adı nedir? Cuma. Niye Cuma? Müslümanların kutsal günü hangisi? Sonra Cuma, romanda Robinson’a hep neyi anlatır? Senin bilmediğin, tanımadığın başka bir dünya var, der. Daniel Defoe çok enteresan biridir yani!

Roman Hakkında "Robinson Crouse"


Genç Robinson Crusoe, uslanmaz bir maceraperest ve uyanık bir ticaret erbabıdır. Denizlere açılmak, maceralar yaşamak ve servetine servet katmak istemektedir. Ancak bir yolculuğunda gemisi korkunç bir fırtınaya yakalanır, bütün arkadaşları denizde kaybolur ve Robinson da canını zor kurtarır. Robinson ıssız bir adaya çıkmayı başarmıştır, ama burada tek başına nasıl hayatta kalacaktır? Daniel Defoe’nun yarattığı Robinson Crusoe’nun ıssız adadaki yaşam macerası insanlık kültürlerini de derinden etkilemiştir. İnsanların ıssız ada hayallerinin temelini Daniel Defoe atmıştır. Defoe bu romanını, kazaya uğrayarak ıssız bir adaya sığınan Alexander Selkirk adlı İskoçyalı bir denizcinin anlattıklarından yola çıkarak yazmıştır.