22 Ocak 2018 Pazartesi

İstanbul Sirk Gibidir

İstanbul Metrobüs Dizilişi
İstanbul devasa bir sirke benziyor. Sürekli bir hareket, bir ışık demeti, sürekli bir ekşin, gürültü patırtı, şov eksik olmuyor. Herkesin bir maskesi var. Herkes sanki başka birini oynuyor. Evde başka, yolda başka, iş yerinde başka bir insan.

İstanbul'da yolunuz metrobüse düşerse akrobat olmalısınız. Oradan oraya sıçramadan, cambazlık yapmadan metrobüslere binmeniz mümkün değildir. Biraz işi abartırsanızsanız size ayar verecek sirk terbiyecisi çoktur. Boşlukları doldururken dikkatli olmakta fayda var! Doğasından kopartılmış bazı Adem evlatlarıyla tartışma hali sizi saçma sapan bir noktaya getirir, çıkarır pıçağı mazallah...


Metrobüs sirkinde milyonlarca insan tek ayak üstünde, ayak ayak üstünde, nefes nefese, omuz omuza bir metrobüs nasıl tıka basa dolduruluru oynar! İstanbul sirklerinde ayıyla boğuşan, ağzından alevler çıkaran insanlar bolca bulunur. "Aman be şu İstanbul'un toplu taşıma işini çözemediler üstat" diyenlere asla inanma. Onlar zaten toplu taşımayı çözseler de metroyu metrobüsü kullanacak değiller. Onlar millet metrobüsle, metroyla gitsin de ben aracımla yolda trafikte rahat olmayayım demek istemektedirler.

İstanbul sirk gibidir. İzleyenin aşık olduğu yaşayanın çile çektiği bir yere dönüşmüştür. İstanbullunun perde arkasındaki bu hayatını herkes bilse de şehrin ışıltılı hayatı insanları hipnotize etmeye devam ediyor.

Evet, İstanbul devasa bir sirk gibidir, bu sirkte doğasından kopartılmış insanlar, betonla, hızla, trafikle terbiye edilerek ehlileştirilmektedir. İstanbul sirklerde olduğu gibi vicdansızlığın dibine kadar yaşandığı bir yerdir.