27 Ocak 2018 Cumartesi

Redhouse Kimdir İlginç Hayat Hikayesi?

İstanbullu Redhouse

İstanbullu Sir William James Redhouse Kimdir?


İstanbul çok garip bir şehir. Ben İstanbul'u tavan arasındaki bir sandığa benzetiyorum. Karıştırmak, keşfetmek çok ayrı bir duygu. Mesela Blogger Bolat olarak size bir soru sorsam cevabını hemen vereceksiniz. O zaman soruyorum:

Redhouse nedir? Redhouse kimdir?


-Bildim Türkçe İngilizce yaygın olarak  kullanılan sözlük diyeceksiniz! Biliyorum o sözlüğün yazarı diyeceksiniz.

Doğrudur ama Redhouse sadece bir sözlük ismi değildir. Redhouse sizin gibi benim gibi bir İstanbulludur. 

Nasıl yani? Dediğini duyar gibiyim. Gelin size Sir  William James Redhouse'un hikayesini anlatayım.

James Redhouse'un ilginç hayat hikayesi


William James Redhouse, Biritanya Krallığında 1811 yılında soğuk bir kış günü dünyaya gelir. Londra’da doğar, talihsiz bir çocuktur. Henüz 5 yaşındayken yetim kalır. Ana yok, baba yok! Okulda başarısızdır. Sekiz yaşında okuldan atılır. Donanma’ya personel yetiştiren bir okula yazılır. Denizcilik üzerine eğitim alır teknik resim, trigonometri, matematik, harita, oşinografi derken kafası atar küçük James William Redhouse'un. Aman be der uzun bacaklı güzel İngiliz hatunlarıyla fingirdeşmek varken napıyorum ben burada okulu kırar.

William James Redhouse'un İstanbul rüyaları



Varlığını, dünyaya geliş amacını sorgular, varoluş sebebini arar durur. Okuldan atıldıktan sonra gemilerde miço ve kamarot olarak çalışarak geçinmeye ayakta durmaya çalışır. O zamanlar Osmanlı Devleti hala dünyanın en büyük devletidir. Dünyanın maceraperestlerinin gezginlerinin hayallerindeki destinasyondur.

James Redhouse İstanbul rüyaları görmeye başlar. Nihayet bir gün çalıştığı geminin Akdeniz’e yaptığı bir seyahat sırasında İstanbul’a gelir. Gemiden tüyen James Redhouse Uzun bir süre Taksim, Kasımpaşa, Karaköy civarında dolaşır ve buralarda yaşamayı seçerek gemiye geri dönmeme kararı verir.

Kasımpaşalı İngiliz Mustafa yani Kızıl Sakallı Redhouse


Kırmızı saçlı, kızıl sakallı William James Redhouse  artık Kasımpaşalı olmuştur. Kasımpaşa'da bir süre tersanelerde tornacı ve teknik ressam olarak çalışmaya başlar. Mesai arkadaşları ona İngiliz Mustafa adını vermişlerdir. Türkçeyi hızla öğrenir. Bir dil bir insan iki dil iki insan derken o Arapça, Fransızcayı da öğrenerek çok dilli bir insan olur. Türk donanması ıslahat dönemindedir. Devletin İngilizce tercüman ihtiyacı vardır William James Redhouse  böylelikle saraya kapağı atar. William James Redhouse 657'ye tabi memur olunca rahatlamıştır. Londraya gidip oradaki elçiliğimizde tercümanlık yapar.

William James Redhouse'un dil sevgisi


Kendisi Babıâli tercüme dairesine alınır oradan sonra  Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun’da yani Deniz Mühendishanesi’nde İngilizce dersleri vermeye başlar. Redhouse dile meraklı bir insandır. Kendi diline karşı merakı olmayan Türklere içerler. Ve 657'ye tabi salla başı al maaşı türünden bir memurluk ona göre değildir. Kolları sıvar çalışmaya başlar. Dil bilimi, linguistik, filoloji, etimoloji, tercüme derken Türk dile pek meraklı olmayan bu milletin bir açığını kapatır. Redhouse Müntehabât-ı Lügat-ı Osmâniyye(Osmanlı lisanından seçmeler) adlı eserini 1853’de yazar adı belirtmeden İstanbul’da bastırır. Bu çalışmasından dolayı Padişah tarafından ödüllendirilir. Dil bilgisi sayesinde hariciye mensuplarıyla hatta Abdülmecid devrinin sadrazamı Hüsrev Paşa’yla bu dönemde dostluk kurar. 

Erzurumda Sözlük Yazan William James Redhouse


William James Rehhose görevinin ilk yıllarını dadaşlar arasında Erzurum’da geçirir. Redhouse, Osmanlı Devleti ile İran arasındaki barış görüşmelerine katılır. 1853’de sağlık sorunları gerekçesiyle, ülkesine geri döner kendisine Osmanlı Devleti tarafından emekli maaşı bağlanır. O bu maaşı hak etmiş ekmeğini yediği millete minnet borcunu ödemiş bir Osmanlıdır. Hastalanınca tekrar Londra'ya döner 1841 yılında Sultan Abdülmecid tarafından Nişan-ı İftihar ödünü verildi. İngilizlerde bu kendisini sör ilan etti. Şimdi ne oldu? Sir William James Redhouse oldu. Sir William James Redhouse Osmanlı devletinde verilen Encümen-i Daniş ödülü de verilmiştir. Bu ödül bilim kurulu gibi düşünülmesi gerekir. Encümen-i Daniş'i derin devlet olarak sunmaya çalışan bazı zavallılar vardır. Encümen-i Daniş derin devlet değil bilimsel çalışmaları destekleyen bir bilim kuruludur. 

Meşhur şairlerimizden Abdülhak Hamid ve James Redhouse dostluğu


Osmanlıca kelimelerin etimolojik kökenini veren Külliyât-ı Azîziyye fi’l-Lugati’l Osmâniyye adlı hacimli bir çalışmaya başlar. İşte bu etimolojik eseriyle benim gönlümde taht kurmuş bir İngilizdir. Bugün 2018 yılı olmasına rağmen hala Türkçe ile ilgili bir etimolojik sözlük yayınlayan bir dil bilim insanı olamamıştır.

Meşhur şairlerimizden Abdülhak Hamid hatıralarında James Redhouse’dan bahsetmiştir: “Londra’dayken İstanbul’u özledikçe Redhouse’u görmeye giderdim. Simaca, kıyafetçe adeta bir İstanbul beyefendisiydi ve bir Eyüpsultan’lı gibi sohbet ederdi. Seksen küsur yaşına rağmen Türk illerindeki mazisinden bahsederken gözlerine bir gençlik parıltısı gelirdi..."

İmzası: Redhouse el-İngilizi


Çeşitli arşiv kaynaklarında “Redhouse” veya “Redhouse el-İngilizi” olarak geçer. Kendisi el yazmalarında ve çeşitli belgelerinde imza olarak Redhouse el ingilizi olarak imzalamıştır. Redhouse'un el yazması 12 cilttir ve British Museum'dadır. Gidip görmek lazım, bunu şimdiden görmem gereken kültürel miras listesine ekleyelim.